Değerli Okur,
Aydın Adnan Menderes stadyumu ile ilgili en azından bazı temel bilgileri içeren bilgi notları paylaşmak isterdim. Ancak bu konuda kaynak sıkıntısı yaşadığımı itiraf edeyim.
Adnan Menderes stadı Aydın Şehir stadyumu olarak 1950 tarihinde açılıp Ağustos 1980’de merhum başvekilimiz Adnan Menderes’in adı veriliyor. Tabii ki bugün stadyumla ilgili başka bir şeyler konuşmak durumundayız. Yaşayan stat olacakken, 6 Şubat depremleri sonrası depreme dayanıksız olarak belirlenmesi ile birlikte yıkım ve yeniden yapım süreçleri başlıyor.
Adnan Menderes stadyumunun yıkılacağı kesin de, yapılacağı yer konusunda belirsizlik hakim. Elbette yer arayışını, bir takım etkileri olur diye başka yere taşınma konusu masanın üstündedir diye düşünebiliriz. Burada en önemli konu stadyumun herkesin ulaşabileceği bir yerde olması, otopark konusunda sorun olması, mümkün olan en fazla spor severin stat ile buluşması gibi etkenler de göz önüne alınmalıdır diye düşünürüz.
Şu anda Aydın siyaseti, kamu bürokrasisi ve sivil toplumu stadyum yeri hakkında net bir tavır içerisinde olmadığından varsayımlar üzerinden hareket etme durumundayız. Yer aranıyor, büyük proje olacak gibi haber ve söylentiler amiyane tabirle “gaz alma veya tepki ölçme” mahiyetinde olur.
Kanaatim odur ki Aydın Adnan Menderes stadyumu şu anki yerine yapılması en uygunu olur. Bilim ve teknoloji, olacağı değerlendirilen veya seslendirilen sorunlara rahatça çözüm bulur. Esas önemli olan mekan- insan ilişkisini düzgün kurmaktır. Her mekanın insan üzerinde farklı bir etkisi ve aurası vardır. Nasıl insanlar birbirinden etkileniyorsa mekanlarda insanların his ve yaşantılarını etkiler. Aydın Adnan Menderes stadyumu ile alakalı pek çoğumuzun çok hatıralar vardır. Stadyumun içinde yaşanmıştır, dışında yaşanmıştır ama yaşanmışlık vardır. Bekli bir dönem insanlara çok derinden etki etmiştir. Bu insanlarda bu şehirde yaşamış olabilir veya bir sebeple buraya bir maç için gelmiş olabilir. Hatıralar önemlidir. Binalar yıkılır. Hatırat hep bizimle yaşar. Geçmişten geleceğe aktarılır. Pek çok insan bu hatıraları anlatır, dinler ve bununla tutunur, mutlu olur, üzülür hayatta. Genç kardeşimiz bu hatıraları dinler ve geçmiş ile bir bağ kurar. Bunu koparmamak lazımdır.
Diyeceğim insan mekan ilişkisi tahmin ettiğinizden derindir. Adnan menderes stadyumu depreme dayanıksız diye yıkılacaksa daha güzeli, daha iyisi ve yirmi dört saat yaşayacak şekilde aynı yerine inşa edilmelidir. Bedava arazi bulup oraya taşıyalım, burayı avm, rezıdıns yapalım demek aslında rant için ortam yaratalım demenin başka bir şeklidir.
Adnan Menderes stadyumu yıkımı sonrası için düşünülen veya planlanan ne varsa açık olarak Aydın kamuoyu ile paylaşılmalı ve konu tartışılmalıdır. 18-20 bin kişilik bir stadyum ihtiyacımızı karşılar. Gelecekte duyulabilecek kapasite artırımı için bile yer kalır. Hatta trafik bile düzene girer. Bazı sorunlar epeyce halledilir. Mühendislik denen bilim bunun için vardır.
2010 yılından bu yana yapılan stadyumlara bakılınca biz Aydın olarak epey geride kalsak da elimizdeki bu fırsatın kıymetini bilip düzgünce değerlendirmeliyiz. İsmiyle, cismiyle yıkılan stadyumumuz aynı yerine yapılmalı ve bizlerin geçmiş ile bağı kopartılmamalıdır.
Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen, İki kazma kürek, iki de ırgat gerek. Ancak, hadi gel yapalım şunu geri desen, Bir Sinan, bir de Süleyman gerek.” Mehmet Akif Ersoy.