Yangın TDK’ya göre; “Zarara Yol Açan Büyük Ateş” olarak tariflenmiş. Bu yıl oldukça kurak geçen yaz mevsimi arazi ve orman yangınlarının önüne geçilemez hale gelmesine vesile oldu. Vesile oldu da yangınlar konusunda yetkili olanların bariz hazırlıksız yakalandıkları onca tecrübeye rağmen çok aşikar.
Tarım ve Orman Bakanlığı 72 yangının neredeyse aynı anda ülke genelinde çıktığını açıkladı. Elbette zor durum. Ancak o bakanlık bu zorlukla baş etmek için var. Kimse çıkıp bakanlık orman yangınları ile neden mücadele etmiyor demiyor. Ancak neden daha fazla yangın söndürme uçağımız yok diye soruyor. En azından bu sorunun akla, mantığa uygun şekilde cevaplanması en temel hakkımız. Çünkü gerçekten ciğerlerimiz yanıyor. Ormanlarda evlatlarımız gibi önemli ve değerli. Ormanlar olmazsa suyu, doğal hayatı ancak belgeseller de göreceğiz. Bir de orman yangınları özel müdahale gerektirir. Herkes bu işe girerse içinden çıkılmaz hale gelir. Büyükşehir belediyelerinin personel ve teçhizatı uygun olmayabilir. Destekler o ayrı konu. Bir de yangın söndürme idaresini bıraktığınız insanlar varsa bırakın işlerini yapsınlar. Yok ordayız. Yok buradayız. Reklam kokan hareketler bunlar. Neyse.
Sadece ormanlarımız yanmıyor. Memlekette çiftçi, esnaf, emekli de yanıyor! Mutfaklar çoktan alev aldı Marmara çırası gibi yanıyor. İronik olan çiftçilerimiz ürünlerini zararına satacak durumda olması veya fiyatların üretici için çok düşük olması. Bu nasıl oluyorsa mutfağı yangın yerine çeviriyor. Bu yıl neredeyse her ürün de fiyat sıkıntısı had safhada. Domates üreticilerinin durumu malumunuz. Aydınımızda daha yol kapatacak hareketler görmedik. Halden memnunlar sonucunu çıkartmak için henüz erken. İncir, pamuk ve sonrasında zeytin üretiminin de görelim daha rahat değerlendirme yaparlar artık.
Durum düzelir diyorsanız siz 2025 yılını bir görün ondan sonra bu konuda bir daha düşünün derim. Buna şöyle bir açıklama getirelim. 2025 yılında Merkez Bankamızın enflasyon (TÜFE) hedefi yüzde 14 ve bunu değiştirmiyorlar. Muhtemelen 2025 yılında emekli, memur bu veya çok az üstü zam alacak. Çok şiddetli bir fakirlik getirebilir bu durum. Çiftçilerimiz muhtemelen enflasyon ile mücadele denilip yine düşük fiyatlara mahkum olacaklar. Tabii ki çarşı pazarın bu düşük fiyatlardan haberi olmayacak. Mutfak yangını iyice büyüyecek. Bunlar kehanet değil durum tespiti.
Halk plajlarında şezlong ve şemsiye ücretlerini düşürdüler tam gidelim diyecek olduk, otoyol ve köprü ücretlerine zam yapıldı. Bu kadar da olmaz ki! Aman döviz fırlamasın, aman enflasyon yükselmesin. Tamam da sabırda bir yere kadar. “Su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlar” diye bir deyiş var. Enflasyon( hayat pahalı olmaya devam edecek) düşene kadar kahir ekseriyetimiz enflasyon malulü hale gelir. Hükümetimiz ve ekonomi yönetimi ülkenin vatandaşlarını boğmayınız, sıfırı tükettirmeyiniz. Kimseden hayır gelmez yine bu ülkenin güzel insanları işleri halleder. Bilmem anlatabildim mi?
Sonsöz; Bob Marley’e bir toplantıda “ Sen bir sıfırsın ve sıfırın gücü yoktur” demişler. Bob Marley “ Evet belki de haklısın, sıfır’ın gücü yoktur. Ama unutma ki, sıfırın kaybedecek bir şeyi de yoktur!”.