
Psikolog Hazal HUNTÜRK YAZDI …
Kadın Olmak: Güçlenmenin Sessiz Hikâyesi
Kadın olmak, çoğu zaman yüksek sesle anlatılan bir hikâye değildir. Daha çok susarak öğrenilen, düşerek kavranan, kalkarken güçlenen bir yolculuktur. Güç dediğimiz şey; bağırmakta, öne çıkmakta ya da sertleşmekte değil…
Dayanabilmekte, vazgeçmemekte ve en önemlisi kendinden vazgeçmemekte saklıdır.Bir kadın güçlenirken alkışlanmaz çoğu zaman. Çünkü onun güçlenmesi genellikle evin içinde başlar, gecenin bir yarısında, herkes uyurken. Kendi iç sesini ilk kez gerçekten duyduğu anlarda. “Ben ne istiyorum?” diye sorduğu o sessiz soruda.Güçlü kadın, hiç düşmeyen kadın değildir. Aksine defalarca düşmüş, ama her seferinde yerden kalkarken bir parçasını geride bırakmamayı öğrenmiş kadındır. Kırılmayı zayıflık sanmaktan vazgeçtiği gün başlar asıl güçlenme.
Çünkü kırılabilen bir insan hâlâ hissediyordur; hisseden insan ise hâlâ hayattadır.Toplum kadına güçlü olmayı öğretmez; katlanmayı öğretir. Ama güçlenmek, katlanmak değildir. Güçlenmek; “buna razı değilim” diyebilmektir. Kimi zaman bir ilişkiye, kimi zaman bir suskunluğa, kimi zaman da kendine.Kadın olmak, herkes için güçlü olmaya çalışırken kendine güç kalmamasıdır bazen. Ama gerçek güç, herkesi memnun etmeyi bırakıp kendini ciddiye aldığın yerde başlar. Sınır koyduğunda, hayır dediğinde, gitmen gereken yerden gittiğinde…
Bugün güçlü kadınlar sessizce çoğalıyor. Bağırmıyorlar, ispat etmiyorlar. Sadece yollarına devam ediyorlar. Yaralarını gizlemeden ama yaralarıyla tanımlanmadan.Kadın olmak zor. Ama güçlenmek…İşte o, her şeye rağmen seçilen bir duruş.
muhtesem bir yazı, bir solukta okudum❤️
muhtesem bir yazı❤️
harika❤️
Lezzetli bir yazı olmuş. Tebrikler 👏🏻
Lezzetli bir yazı olmuş. Tebrikler