
Merhaba Aydın diyerek başlayalım. Aydın’da ses getirdiğimiz dönemlerde aydınlıhaber ile uzun bir süre gündem oluşturmaya başarmıştım. Yaklaşık üç yıldır da Aydın’a sık gelişlerimin artması ile ara sıra Sevgili Kardeşim Levent Sabancın’nın yayın organında canlı yayınlara birkaç kere katıldım. Zaten ulusal ve uluslararası basında yurtdışı eğitim ile ilgili birçok fikirlerimiz röportajlarımız yayınlanmaya devam ediyordu. Sevgili Levent Abi yazsana bende deyince işte şimdi karşınızdayım.
Durduğu yerde eskiyen ama eskimeyen dostluk ve Arkadaşlarımın olduğu şehrin adıdır Aydın.
Her gelişimde Türkiye’de kendine has tadı ile Hakkı Usta’da çorbayı içmeden gitmemeyi prensip kabul ederim. Göksel’e buradan selam. Mutlaka Harbi lezzet Cengiz kardeşimle sohbet eder Aydın mutfağını konuşur tost ile Aydın kültürüne katkılarını ,tost isimlerini dinlerdim.
Pazar günü sabah için mutlaka kahvaltıyı Dalama’da tandır ile yapmak için erkenden kalkar tandırımızı Yörük Ali’nin topraklarında yer geri dönüş yoluna sonra çıkardım.
Saymakla bitiremiyeceğim damak zevklerimizin dışında Aydın’da neler oluyor neleri dinler kah üzülür kah kahrolurum ama tabi ki sevindiğim gurur duyduklarımda yok değildi.İstanbul’da Üsküdar’da Vakıfbank kapalı spor salonun önünde Aydın Büyükşehir Kadın Voleybol otobüsünü görünce stadyuma girer güzel hareketlerini alkışlardım.
Aydın Adnan Menderes Stadının yıkılmış halini görünce için geçer toprak sahadaki 2.Lig maçlarındaki Ekrem,Musa,Faik ve daha Onlarcasını kapalının karşısından alkışlayıp desteklediğim günleri yad ederim…
İşte böyle, Aydın’a dair her anı sanki dün gibi taze. Her sokağında bir tanıdık yüz, her köşebaşında bir hatıra var. Zamanın değişimine rağmen bazı şeyler baki kalıyor: bir dostun selamı, bir esnafın tebessümü, bir tostun tadı…
Ama bir yandan da bakıyorum, Aydın da büyüyor, gelişiyor. Yeni parklar, yeni yollar, gençlerin vakit geçirebileceği yeni alanlar yapılıyor. Bu güzel ama bir o kadar da dikkat edilmesi gereken bir süreç. Çünkü büyürken özünü koruyamayan şehirler, bir süre sonra kimliğini kaybedebiliyor. Avrupa’nın birçok şehri bunu başarmış.Bir Roma,bir Brudge, bir Floransa..Aydın’da bunu başarır ve başaracak potansiyele sahiptir.Aydın’ın bu tuzağa düşmemesini, geçmişiyle geleceği birlikte yürütmesini isterim.
Elbette bu da bizlere düşüyor. Her köşe başında, her sosyal medya paylaşımında, her yazılan yazıda Aydın’ı doğru anlatmak, geçmişini sahiplenmek, gençlere aktarmak… Bu satırları yazarken amacım da tam olarak bu. Hem selam vermek hem de hatırlatmak: “Burası Aydın, burası bizim şehrimiz.”
Bir sonraki gelişimde hangi sokakta karşılaşırız bilmiyorum ama bir yerlerde mutlaka selamlaşacağımıza eminim.Şimdilik hoşçakalın….