Hayat akıp gidiyor. Kendimize ait alınan iyi veya kötü kararlar sonuçta şahsi mesele olarak sizi, bizi bağlar ve sonuçlarına katlanılır. Bizim adımıza alınan kararlar hepimiz bağlıyor ve de sıkı bağlıyor.
Hazine ve Maliye bakanımız sosyal medya hesabından şu paylaşımı yaptı. “ Bir süredir yalan haberlerle kasıtlı bir şekilde gündem oluşturulmaya çalışılıyor.
Bizim derdimiz memlekete hizmet, gündemimiz yoğun. Bu zor coğrafyada ülkemizin sorunlarını çözmek, potansiyelini ve performansını artırmak için yapacak çok işimiz var. Enflasyonu düşürmek, cari açığı azaltmak, bütçe disiplini tesis etmek ve yapısal sorunları çözmek konusunda kararlıyız. Cumhurbaşkanımızın başından beri tam destek verdiği programımızı daha da güçlendireceğiz. Programımız hedeflerine ulaştığında, vatandaşlarımızın refahı da kalıcı olarak artacaktır. Vatandaşlarımızdan istirhamım; üretilen dedikodulara itibar etmeyiniz ve politikalarımız ile ilgili bizden duymadığınız hiçbir haber veya söylentiye lütfen inanmayınız”.
Program nedir, nasıl çalışıyor, veya programın çalışmasından ne anlanıyor ben bilmiyorum ve de anlamıyorum. Bildiğimiz her geçen gün pahalılık, ilave gelen zam ve vergiler ile hayat daha da zor ve çekilmez hale geldiği.
Mayıs ayı enflasyon verileri açıklandı. Bakan Şimşek “En kötüsü geride kaldı” dedi. İnşallah diyelim. Zira şu durumda başka diyecek bir şey yok! Aylık yüzde 3,37 aylık Tüketici Enflasyonu (TÜFE) geldi. İşte bizim esas dertlenmemiz gereken konu bu. Önümüzdeki üç aylık dönemde baz etkisiyle yıllık enflasyon düşmüş gibi görünecek de aylık da yüzde 1 ve altı olmadan hayat pahalılığı durmaz. Fiyatlar artmaya devam eder.
İhracatçılarımız dünyaya memleketimizdeki bütün gıda ürünlerini satıyor neredeyse. Bunlara bizim rahatlıkla ulaşmamız lazım. Ürün varda bizde ona verecek para yok veya az. Vatandaşın geçim sıkıntısı had safhaya çıkmış durumda. Bu sebeple etrafta olup bitenin ne olduğuna bakamıyor bile. Memleketimizde yetiştirdiğimiz ürünleri alamıyoruz, tezgahlara karşıdan bakıyoruz. Program çalışacak mı, bir vadede başarıya ulaşacak mı soruları yerine neden böyle bir durumdayız sorusunu sormak daha mantıklı olur sanki. Günümüzde gelirsizlik insanların vücudu kadar ruhunu da kemirir hale geliyor. Program çalışsın da bunlarda önemli mevzular.
Devlet köprü ve otoyollardan sonra PTT ücretlerinde de kendi enflasyon hedefini takmadı, yüksek zam yaptı. Bunu yapan devlet ücretlileri kendi enflasyon hedefine endeksli maaş zammına mahkûm etmemeli vesselam.
Son söz; ““Para, insanların dikkatini çekmez ama yokluğunda herkes onu düşünür.” Byron Katie