Yıllardır değişim yazıları yazıyoruz. Değişim sözde değil, özde olmalı diye kendimizi yırtıyoruz.
Geçtiğimiz yıl CHP’de yaşanan Genel Başkan değişimi gerçek değişim için önemli bir kırılma noktası oldu. Umarım başlayan değişim rüzgarı, bu yıl yapılacak olan tüzük kurultayı sonrasında tüm CHP örgütünde devam eder. Örgütte gerçekleşecek değişim parti için can suyu olacak, ilk seçimlerde iktidara ulaşmak için gerekli olan gücü yaratacaktır. Bunun için delege sisteminin değişmesi, her düzeyde üyelerin katılımı ile ön seçim yapılması, hem parti üyelerinin, hem de seçmenin konsolide olmasını sağlayacaktır.
Hafta içinde CHP Aydın İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “İl Danışma Kurulu” katılım yönünden iyiydi. Organizasyonun en büyük eksiği, üyelere bilgi verilmemesi oldu. Eğer iktidar yürüyüşüne çıktıysanız, örgütün her üyesine değer vermelisiniz, onlarla birlikte yürümelisiniz.
Toplantıda kürsüye çıkan konuşmacılar kazanılan zaferden, iktidara geleceklerinden söz etti. Burada konuşan Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, konuşmasının önemli bir kısmında değişimden, örgütün gücünden dem vurdu.
“CHP değişirse Türkiye değişir” diyen Süleyman Bülbül, değişim sürecinde yaşananları kısaca anlattı.
Konuşmasında, Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve Nazım Hikmet’in sözlerine yer veren Süleyman Bülbül,
“Yalnız bu sıralar bakıyorum; Bazı kişiler, kendi adamları diye tabir ettiklerimizi örgütleyerek; bizleri sosyal medyadan ve bazı internet sitelerinden uydurma sözlerle hedef aldırıyorlar. Biz içimizde kavgadan, tartışmadan uzak durmalıyız ve 2028 seçimlerine odaklanmalıyız.
Nasıl ülkede tek adama, tekçi düşünceye karşı çıkıyorsak, itiraz felsefesini ortaya koyuyorsak, partinin içinde de bu tekçi düşüncelere karşı çıkmalıyız, izin vermemeliyiz. Bu bize, Cumhuriyet Halk Partisi kültürüne asla ve asla yakışmaz. Cumhuriyet Halk Partisinde kimsenin adamı olmak yakışmaz” diyerek bizim defalarca yazdığımız, Aydın örgütü üzerinde kurulmak istenen siyasi tahakkümü net olarak vurgulamış oldu.
En başta söylediğimiz gibi değişim her yönüyle olmalı. Herkesi kapsamalı. “Değişim olsun, ama ben değişmeden kalayım” zihniyeti ortadan kalkmalı, örgüt kendine gelmeli, herkes özgürce kendini ifade etmeli, kimsenin işareti olmadan örgüt yapılanmasına gidilmeli. İktidara gelmek istiyorsak, Süleyman Bülbül’ün vurguladığı gibi tüm örgüt olarak çok çalışmalıyız.
“Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur.” (Mustafa Kemal Atatürk)