Temmuz ayı malum emeklisi, çalışanı, asgari ücretlisi için içinde bulunduğumuz şartları göz önüne alırsak oldukça önemli bir hale geldi. Sabit ve dar gelirli yani ücretli çalışanlara teklif edilen veya edilmeyen maaş artışları enflasyon yaratığı mevzusu dillendirilirken devletin yönetip yönlendirdiği vergi artışı kaynaklı zamlar enflasyon üzerinde hiç mi etkili olmuyor. Özellikle emekli maaşı ve asgari ücretlerde artışa gitmemenin temel argümanı bu mudur yani!
Sayın bakan ve hükümetimizin bazı bakanları Milletin cebine koymadığı her kuruşu ve vergi, harç zamlarıyla milletin cebinden aldığı, alacağı her kuruş enflasyonun düşmesinde etkili olacak talep kaynaklı bir enflasyon olduğuna inanmış. Vergi, benzin, mazot, elektrik, alkollü içecekler, sigara ve belki de doğalgaz zamlarının getireceği maliyet enflasyonunu görmezden geliniyor!(Cem Toker’den alıntı)
Ben gerçekten merak ediyorum: Açlık sınırı temmuzda 20 bin liraya dayanmış. Emekliye ocakta 10 bin veriyordunuz, aralığa kadar 10 bin devam edeceğiz diyorsunuz. Bunun nasıl mümkün olmasını bekliyorsunuz? Emekli şuna oy verdi. Müstahak. Tamam, o kısmını anladım. Ölsünler de isteyebilir bazıları. Tamam. Ama devlet başka.
Bir devlet ilk 6 ayda resmi yüzde 25, gerçekte yüzde 35-40 enflasyon yarattıktan, üstüne son dönemde ekmekten, elektriğe suya yüzde 38-60 zam yaptıktan sonra bu insanlara nasıl hiç zam yapmıyorum diyebilir?
Kamu özel işbirliği garanti ücretlerini 1 sene gecikmeli ödeyebileceğini deklare edersin, mevcut personel maaşlarını sabitlersin, yatırımları bu sene durdurursun, Sarayları kapatırsın ama vatandaşına ölmekten başka çare bırakmayan açlık sınırının yarısının altına düşecek maaş öneremezsin. Bu gerçekten tarihi zulüm. (Ahmet Beyefendiden alıntı.)
Tabii ki bu ekonomi politik bir tercihtir. Ne nasıl ne zaman tercih edilir bilemeyiz. Her şey açıklandığı gibi giderse Türkiye Cumhuriyeti iktisat tarihinin en ağır ekonomik krizlerinden bir tanesini nasıl geçirmiştiniz soruna yaşadığımız sefil mali yapımızı anlatmak için yapabileceğimiz “Ne kadar güzel borçlandım” olur.
Havalar sıcak gidiyor ve daha da öyle olacak gibi. Sonunda ne olur? Geçim olmazsa seçim olur.
Son söz; İnsanlar hayalleriyle idare edilir. N. Bonapart