Kayyum ve yetki kısıtlamaları vb. uygulamalarla halktan kopartılıp merkezin birer taşra birimine dönüştürülmesine karşı yerel yönetimlerin idari ve mali yetkilerinin genişletilecek biçimde kamu yönetiminin âdemi merkeziyet esasına göre yeniden yapılandırılmasını savunan,
Yerel yönetimleri birer şirket olarak değil, halka hizmet veren kamu kurumları olarak gören ve yerel hizmetlerin verilmesinde kar değil, toplumsal yararı esas alan,
Ulaşım, temiz su, alt yapı, ısınma, çöp vb. hizmetlerin halka doğrudan, sürekli ve nitelikli ulaştırılmasını birincil görevi olarak gören ve bu hizmetleri, emekçilerle birlikte planlayan,
Başta toplu sözleşme ve grev hakkı olmak üzere çalışanların hak ve özgürlüklerinde, hiçbir şekilde veya bahaneyle, tarihsel kazanımların, insanca yaşam ilkelerinin, evrensel hukuk ve uluslararası sözleşmelerin gerisinde kalmayacağını taahhüt eden,
Çalışanların demokratik, ekonomik, sosyal ve özlük haklarını eksiksiz bir şekilde tanıyıp; kamusal hizmet üretim süreçlerini emekçilerle birlikte planlayıp yönetmeyi esas alan,
Yerel hizmetlerin sunumunda özelleştirme ve taşeronlaştırmaya karşı çıkıp, kamu hizmetlerinin toplumun temel dayanağı olduğunu, bu hizmetlerin sürekliliği ve herkese eşit ulaşılabilir nitelikli sunumunu ilke edinen,
Haksız ve hukuksuz biçimde tek taraflı KHK’larla işten atılan emekçilerin işlerine geri iadesini savunan ve bunun için sorumluluk almayı beyan eden,
Kentlerin toplumcu, kadın özgürlükçü, demokratik, çağdaş ve modern yaşam alanları olmalarını hedefleyen,
Yurttaşlar arasında sınıfsal konum, kan bağı, cinsiyet, yaş, din veya inanca dayalı hiçbir ayrımcılığa izin vermeyerek; kentleri eşitlik idealinin yaygınlaşma alanları olarak gören,
Özgürlükçü bir yaklaşım üzerinden çok kültürlü, çok dilli ve çok kimlikli yaşamı birer zenginlik olarak görerek birlikte yaşamı temel alan ve her türlü ayrımcılık, ötekileştirme, ırkçılık ve nefret suçuyla tavizsiz mücadele eden,
Kentlerde yaşayan her bir toplumsal bir bileşeni o yerelin eşit birer parçası olarak gören, bu zenginliği ve çoğulluğu koruyup ve geliştiren; bu kapsamda hiçbir ayrımcılık olmadan tüm inançlara eşit olanaklar tanımayı esas alan,
Planlamadan karar alma ve uygulamaya kadar tüm süreçlerde toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alıp; kimsenin cinsiyeti, cinsel yönelimi ya da cinsiyet kimliği nedeniyle ayrımcılığa maruz kalmayacağı kentler yaratmayı ilke edinen,
Belediyelerin tüm hizmetlerinde cinsiyet eşitlikçi istihdamı esas alıp, pozitif ayrımcı bir anlayışla, bu eşitlik sağlanana kadar işe alımlarda kadın emekçilere öncelik tanımayı taahhüt eden,
Yaşlılar, engelliler, kadınlar, gençler, çocuklar ve mültecilerin toplumsal yaşama katılımını artırmaya yönelik sosyal ve kültürel tesisler, kreşler, bakımevleri, eğitim merkezleri oluşturmayı ve başta kadınlar için yeterli sayıda güvenli sığınma evleri açmayı hedefleyen,
Kentsel dönüşüm vb. uygulamaları, rant ve talan aracı olarak değil; temel insan hakkı olan barınma sorununun demokratik çözümü ve kentte yaşayan değişik kültürlerden insanların beraber yaşayabilecekleri bir kentlilik bilinci yaratılması temelinde ele alan,
Kentlerin toplumsal mülkiyeti olan kamusal alanların sermayenin ve cemaat tipi gerici odakların istemlerine göre değil, toplum ve halk yararına kullanılacağını garanti eden,
Başta üniversite öğrencileri olmak üzere kentte yaşayan herkese insanca bir yaşam sürdürecekleri nitelikli ve ekonomik barınma olanakları yaratmayı hedefleyen,
Kentleri doğa insan yabancılaşmasının aşılmasının temel alanı olarak kabul edip, bütün faaliyetlerinde ekolojiyi, tarihi ve kültürel mirası, doğal dokuyu korumayı esas alan,
Kentler; kırı, tarımsal ve yerel ekonomiyi tahrip eden tüketim merkezleri olmaktan çıkarılmasını amaçlayan ve bu kapsamda kırsal kalkınma modelleri, üretim ve tüketim kooperatifleri ile ucuz ve güvenli gıdaya ulaşım olanakları yaratılmasını destekleyen,
Kent çeperlerinin, kırsalın ve yaban hayatın madencilik, enerji projeleri ve yapılaşmayla yıkıma uğratılması gerçeği karşısında kaynakların israf edilmediği, toprakların zehirlenmediği geleneksel, doğayla uyumlu tarımsal üretim kooperatiflerini destekleyen,
Kentlerin içinde yaşayan herkesin ortak mülkiyeti olduğu gerçeği üzerinden tüm canlılara sağlıklı ve güvenli yaşam alanları sağlanmasını güvenceye alan,
Kent halkının belleğinde yer edinmiş olaylarla anılan yerlerin hafıza merkezi olarak yapılandırılmasını amaçlayan,
Kentleri deprem, sel ve benzeri doğal afetlere karşı dirençli hale getirilmesini tavizsiz önceliği kabul edip bu kapsamda bilimsel raporlarda belirtilen dönüşüm ve hazırlıklar ile sonrasında müdahaleler için gerekli tedbirleri temel öncelik olarak uygulamaya geçirmeyi taahhüt eden,
Adaylara oy verilmesini savunmaktadır.”
