Maliye bakanımız Zorunlu Afet Sigortası (ZAS) için kısaca şu açıklamaları yaptı.
“ Bununla birlikte, doğa kaynaklı afet sayısındaki artışın tüm dünya ile birlikte Türkiye’de de hasarları artırdığına dikkati çeken Şimşek, “Ayrıca, deprem afetinde bina üzerinde yıkıcı hasarlarla karşılaşılmakla birlikte diğer doğal afetlerde yapısı gereği konuttan ziyade konut içindeki taşınır mallarda hasar oluşuyor. Bu durum, depremin yanı sıra diğer doğa kaynaklı afetler bakımından da sigorta himayesinin zorunlu tutulmasını ve teminatın kapsamına konuta ek olarak konut içindeki taşınır malların da eklenmesini gündeme getirdi.” ifadelerini kullandı. Mevcut durumda depremin ve yalnızca deprem sonucu meydana gelen yangın, infilak, dev dalga (tsunami) veya yer kaymasının sivil konutlarda yol açtığı maddi zararların zorunlu deprem sigortasıyla teminat altına alındığını belirten Şimşek, şunları kaydetti:
Şimşek; “Kısa sürede devreye alınacak ZAS ile ek olarak sel, heyelan, fırtına, dolu, çığ ve orman yangınının da sigorta teminatına dahil edilmesi öngörülüyor. Deprem teminatı için binalar, diğer afetler için ise binalar ve taşınır mallar teminat altına alınıyor. Ayrıca, mevcut durumda zorunlu deprem sigortasıyla köy alanlarına teminat sunulmazken zorunlu afet sigortasıyla kapsama eklenen doğal afetlerin yapısı gereği köy alanları da kapsama alındı. Hedefimiz, ZAS’ın haziran sonu itibarıyla devreye alınmasıdır.”
Dask denilen ve 1999 Gölcük depremi sonrasında bir kararname ile yürürlüğe giren sigortanın tam açılımı Doğal Afet Sigortaları Kurumu olduğunu belirtelim ve neden şimdi hem de zorunlu bir sigortanın devreye girdiğini anlamaya çalışalım. Bildiğiniz gibi DASK ev alım satımı, elektrik, su, kiralama olsa bile talep edilen bir sigorta nev’i. Diğerleri içinse kendimiz kasko, ev, eşya vs sigortası istersek yapabiliyoruz. Kredili satışlarda nerdeyse hepsi birlikte. Anladığımız ZAS işinde bütün bu sigortaları peşin olarak yaptırıp ondan sonra diğer işlemlere geçebileceğiz. Al sana nur topu gibi artık ne kadar tutacağı belli olmayan maliyet kapısı. Bir kere zorunlu. İkincisi ekonomimiz gibi Afet. Üçüncüsü de vergi demeyelim de SİGORTA diyelim dedikleri bir maliyet kalemi.
Buradan da anlıyoruz ki çok paraya ihtiyaç var ve ne yazık ki bizim maliyede kaynak yok. O halde yeni vergi salmak yerine yeni sigorta salalım. Dünya da örnekleri çok olabilir. Dask sigortasını geliştirir vatandaşa yükleyeceğin maliyeti biraz zamana yayarsın. Ama acil para lazım. Haziran sonu bu sigorta devreye girer ve ev sahibi kiracı işlerinde başa bela olur. Bu dedikleri kapsam aşağı yukarı ve şimdilik 25-30 bin arası tutar. Maaşlara ek zam. Olmaz. Para yok. Tasarruf tedbirleri tam gaz. Ufak bir detay olarak bütün maliyet vatandaşın sırtında. Ama program çalışıyor! O kadar kusur kadı kızında da olur. Ne diyelim. Pamuk eller cebe.
Bir Not: Hadi ZAS oldu. DASK ne olacak?
Son söz; Para konusuna gelindiğinde herkes aynı dindendir. Voltaire