
Aydın–Çıldır Havalimanı… Yıllardır kentin gündeminde olan ama bir türlü potansiyelini tam anlamıyla hayata geçiremeyen bir yatırım. Her dönem farklı başlıklarla yeniden ısıtılan bu konu, aslında Aydın’ın kalkınma vizyonunun en net turnusol kâğıtlarından biri.
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun Çıldır Havalimanı konusundaki yaklaşımı ise yeni değil, günübirlik de değil. Bugün söylediğini dün de söyleyen, dün söylediğini yıllar önce açıkça ifade eden bir çizgiden söz ediyoruz.
Nitekim Özlem Çerçioğlu, 2012 yılında Aydınlı Haber’e verdiği özel demeçte, Çıldır Havalimanı meselesine bakışını son derece net bir şekilde ortaya koymuştu. O dönemde henüz “Büyükşehir” bile olmadan önce yaptığı bu açıklamada, havalimanının sadece açılmış olmasının yeterli olmadığını, asıl meselenin uçakların inip kalkması, yani sürdürülebilir uçuşların sağlanması olduğunu vurgulamıştı.
Çerçioğlu’nun o demeçte altını çizdiği temel gerçek şuydu:
“Talep yaratılmadan, havayolu şirketleriyle ciddi bir planlama yapılmadan, bu havalimanı Aydın’a fayda sağlamaz.”
Aradan geçen yıllar, bu tespitin ne kadar isabetli olduğunu defalarca gösterdi. Açılışlar yapıldı, umutlar yükseltildi, ancak düzenli uçuşlar sağlanamayınca Çıldır Havalimanı yine atıl kaldı.Hep gundeme geldi ama sonuc yok.Havaalani alanini bagislayan Ailenin vasiyetine uyulmadi.Hatta havaalani hem gundeme geldi hem onune ket cekildi.
Başkan Çerçioğlu’nun bu konudaki duruşu hiçbir zaman popülist olmadı. Havalimanı gibi yatırımların yerel yönetimlerin tek başına çözebileceği projeler olmadığını, işletme, uçuş planlaması ve havayolu anlaşmalarının merkezi idarenin sorumluluğunda olduğunu her fırsatta dile getirdi. Bu yaklaşım, sorumluluktan kaçmak değil; yetki ve sorumluluğun doğru adresini işaret etmektir.
Öte yandan Çerçioğlu, Aydın’ın ulaşım sorunlarını çözerken “gösterişli ama işlemeyen” projeler yerine, vatandaşın günlük hayatına doğrudan dokunan yatırımları önceledi. Banliyö treni projesi, ilçe-merkez bağlantılarının güçlendirilmesi ve şehir içi ulaşım hamleleri bunun en somut örnekleri oldu.
Çıldır Havalimanı konusunda ise Başkan’ın tavrı yıllardır değişmedi:
Eğer Aydın’ın turizmi, tarımı ve ihracatıyla entegre, düzenli uçuşları garanti altına alınmış gerçekçi bir model ortaya konursa, bu projeye karşı durmak mümkün değildir.
Aydın; Kuşadası, Didim, Afrodisias ve Menderes Havzası gibi değerleriyle, hava ulaşımını fazlasıyla hak eden bir şehir. Ancak bu hak, sloganlarla değil; planlama, talep ve samimiyetle hayata geçebilir.
Bugün geriye dönüp bakıldığında, Özlem Çerçioğlu’nun 2012’de Aydınlı Haber’e verdiği o özel demeç, aslında yıllar sonra yaşanacakların bir özeti gibidir.
Belki de Aydın’ın en çok ihtiyaç duyduğu şey tam olarak budur:
Bugün alkış almak için değil, yarın utanmamak için konuşan bir siyaset anlayışı.
Çıldır Havalimanı bir gün gerçekten Aydın’a yakışır şekilde hizmet verecekse, bu; popülizmle değil, Özlem Çerçioğlu’nun yıllardır işaret ettiği akılcı ve sürdürülebilir yaklaşımla mümkün olacaktır.