Yaşadığımız Anadolu toprakları binlerce yıllık geçmişinde birçok farklı uygarlığa tanıklık etmiş.
Bu uygarlıklardan bize birçok kültürel miras kalmış.
Ayrıca Girit ve Balkanlardan tekrar yurtlarına mübadele veya bireysel olarak geri dönen yurttaşlarımızla, Doğu ve Güneydoğudaki yurttaşlarımızın sınır komşularla akrabalık ilişkileri Anadolu’daki kültürümüzün zenginleşmesine sağlamış.
İnsanların en temel fizyolojik ihtiyaçlarının başında yiyecek ve su gelmektedir.
İnsanlar farklı şehirlere geziler yaparken o şehirlerin yöresel lezzetlerini de merak etmektedirler.
Son yıllarda bir bilimin önemi ortaya çıkmıştır.
Gastronomi, yemek ve kültürler arasındaki ilişkiyi, zengin veya hassas ve iştah açıcı yiyecekleri hazırlama ve sunma sanatı, belirli bölgelerin pişirme sitilleri ve iyi yeme biliminin incelenmesidir.
Türkiye’de ve dünyada bu kültürel farklılığı bazı ülkeler ve yurdumuzdaki bazı şehirler ve yöneticileri, yöresel lezzetlerin tanıtımını, profesyonelce yaparak, şehirlerine makro ölçekte ekonomik değer katmaktadırlar.
Bu ekonomiye Gastro Ekonomisi diyoruz.
Konumuz yaşadığım topraklar Aydın olunca, şehrin yöresel lezzetlerini ekonomiye çevirme anlamında pek başarılı olduğumuz söylemi iyimser bir söylemdir. Hatta Aydını bu kategoride çok başarısız olarak değerlendirebiliriz.
Aydınlı her ne kadar şehrini Otçu olarak tanımlasa da, Aydın birçok et yemeği konusunda çok fazla seçeneğe sahiptir.
Ortaklar Çöp şiş, Çine Köfte, Dalama Kuyu Tandırı, Germencik Ekşili Tavuk, Paşa Böreği, Pide, Kuzu Etli Enginar ve Şevketi Bostan, , Keşkek başlıca et yada etli yemeklerimizdir.
Ot ve sebze yemeklerinde, ot Kavurmalarında onlarca çeşide sahibiz.
Aydında hiçbir yönetici bu lezzetlerin şehirlerin ekonomik katkı sağlayan bacasız fabrika olduğundan bahsetmemiş.
Aydınlı hemşehrim ot kavurmasını görünce çıldırıyor.
Ama Gaziantep’e her gün inen 45 uçağın, 18’inin Gastronomi turizmi amaçlı olduğundan haberi yok.
Adana’da bu yıl yapılan Adana Lezzet Festivaline Türk Hava Yollarının normal seferler dışında ek seferler koyduğundan haberi yok.
Adana, Gaziantep, Çeşme gibi kentlerin yapacakları etkinlikleri önce İstanbul da sonra kendi şehirlerinde Lansman toplantısı yapılarak tanıtımdan sonra;
Gaziantep Gastro AntepFest Festivalini 1 milyon beş yüz bine yakın, Adana Lezzet Festivalini 1 milyona yakın, Afyon Gastronomi Festivalini 400 Bin kişinin ziyaret ettiğinden haberi yok.
Halbuki Gastronomi turizminde coğrafi konum olarak Gaziantep ve Adana’dan daha şanslı konumdayız. Muğla Sahillerine giderken Türkiye’nin her yerinden insanlar Aydın’dan geçmek zorundalar.
Bu insanları şehrimize uğratacak bir çalışma ve projemiz yok.
Şehir bazında Gastronomi Festivali yapmak için hiç çalışma yok.
Yöresel Lezzetlere Coğrafi İşaret tescili almada çok gerilerdeyiz. Aldığımız Coğrafi İşaretli Ürünleri tanıtım konusunda planlı çalışmalar yok.
Aydin Valiliğinin Gastronomi Kitabı var ama kitap ortada yok.
Muğla’nın yemek kültürünü tanıtmak için çıkardığı kitabı temin ettim. Ama Aydın Gastronomi Kitabı Lansman toplantısına davet edildim ama toplantıda protokole verilen kitabı gazetecilere vermediler.
Şimdi soruyorum. Bu kadar zengin mutfağı olan Aydın Gastronomisine kim sahip çıkacak.
CENGİZ ÇELİK