Malum gündem yerel seçim. Yerel meseleleri ve çözümleri konuşacağız da bunlarla uğraşmaya vaktimiz var mı burası tartışmaya açık.
Gördüğümüz esasa dair mevzular pek konuşulmadan vaatler sıralanıyor. Adaylar kazanmak için var güçleri ile çalışıyorlar ve bunlardan sadece birisi mutlu son yaşayacak ve beş yıl süre ile resmi olarak belediye başkanı olacak. Kendilerine başarılar diliyoruz.
Vatandaş olarak sen neler istiyorsun diye sorarsanız, gündemimiz geçim. Gündemimiz her gün daha pahalı, daha sıkıntılı hale gelen hayatımız. Yerel meseleler bunların karşısında eriyip gidiyor kanaatimizce.
Vatandaş olarak et kuyruklarında heder olup gitmeden, emeklilere yapılan maaş zamları her ay yüzde 4-5 eriyip giderken yerel seçim havasına girmek pek mümkün gözükmüyor.
Tapılan açıklamalara bakılırsa doğalgazımız da sıkıntı olacak ki petrol üretimimiz 100 bin varil olmadan emekli hak ettiği, hayat kalitesini yükseltecek, torunlara harçlık verecek duruma gelemeyecek. Zor konular bunlar.
Friedman’ın 1976 yılında Nobel Ekonomi Ödülünü alırken ki sözleri, parasal genişleme ile enflasyon arasındaki sıkı ilişkiyi anlatmaktadır. Friedman ödülü alırken “Enflasyon her yerde ve her zaman parasal bir olgu olmuştur.” demiştir.
Friedman’ın bir sözü de “Enflasyon yasal olmayan bir vergidir” der. Bildiğiniz gibi vergi, harç v.s parasal yükümlülükler kanun çıkmadan yani Türkiye Büyük Millet Meclisi kabul etmeden alınamaz. Enflasyon olursa kanun çıkartmaya gerek olmadan bu sizden alını. Basit örnek ev kiraları artışları sonrasında bu gelirden alınan vergi gibi veya fiyat artışları ile vergilerde yaşanan göreceli artışlar.
Emekli üzerinden gidersek emekliye bulunamayan para Kur Korumalı Mevduat sahiplerine, Şehir hastanelerine, otoyollara, köprülere bulunabilmekte hatta açık verileceği belli olan bütçeden 1 trilyon 254 milyar Türk Lirası faiz ödemesi öngörülüyor. Şunu hatırlatalım 2021 yılında merkezi bütçemiz 1 trilyon 407 milyar Türk Lirasıydı. Üç yıl önceki genel bütçemiz, hükümetimizi
N hazırladığı bütçe bu kadar ve 2024 yılında buna yakın faiz ödemesi yapacağız. Bu işin günahını emeklilere yüklemek en büyük haksızlıktır.
Gelelim enflasyonun bizim cebimiz üzerindeki finansal etkisine
Prof. Dr. Ahmet Kasım han şöyle açıklamış kısaca; Finansal okuryazarlığa ve siyasetin geliriniz üzerindeki etkisine dair temel kaide:
Para, maddenin tabi olduğu kurallara tabidir.
Nasıl ki madde yok olmaz ancak hal değiştirir.
Para da esasen yok olmaz cep değiştirir.
‼️Paranız sizin cebinizde değilse, enflasyon dahil yöntemlerle, başka birinin cebine taşınmıştır.
Hadise bu kadar basittir.
Dertlerimizden birini ve belki de şu an için en önemlisin halletmeden yerel seçimde bana oy verin “sizi Mars’a götüreyim” bile deseniz nafile.