
Son zamanlarda dikkatimi çeken bir şey var: Gürültü çoğaldı.
Ama içini biraz kurcalayınca… altı boş.
Alt yapı olmadan bir yerlere gelme çabası, en çok ses çıkaran ama en az anlam taşıyan gürültüdür. Çünkü bilgi sessizdir, emek sakindir, birikim ise bağırma ihtiyacı duymaz.
Kimlik karmaşası da tam burada başlar.
Kendini gerçekten inşa edemeyen insanlar, başkalarının hayatına çarpa çarpa var olmaya çalışır. Kendi hikâyesini yazamayan, başkasının satır aralarına sızar.
O yüzden bazı insanlar sürekli konuşur, sürekli görünmek ister, sürekli bir şey ispatlama telaşındadır. Çünkü içten içe bilirler: Gürültü kesildiğinde geriye pek bir şey kalmayacaktır.
Gerçek birikim ise sessiz ilerler.
Bağırmaz, dikkat çekmek için çırpınmaz.
Zaten duruşu konuşur.
Hayatta iki tür insan vardır:
Birileri kendini yetiştirir, derinleşir, kök salar.
Birileri ise sadece ses çıkarır.
Gürültü bir süre dikkat çeker.
Ama derinlik kalıcıdır.
Ve unutulmaması gereken küçük bir gerçek var:
Alt yapısı olmayanın sesi yükseldikçe, boşluğu daha çok duyulur.
“Gürültü çoksa bilin ki içeride sessiz kalmış bir boşluk vardır.”
“Kimlik emekle kurulur, gürültüyle değil.”
“Derin insanlar iz bırakır, gürültü yapanlar sadece ses
“Alt yapı olmadan yükselen her gürültü, aslında kimlik karmaşasının yankısından ibarettir.
tek kelime ile muhteşem🌹