
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yakın dönemde açıkladığı önemli bir uygulama, Türkiye’de tarımsal üretimin artırılması ve atıl durumdaki tarım arazilerinin ekonomiye kazandırılması açısından büyük bir fırsat sunuyor. Buna göre; hazinenin özel mülkiyetinde veya devletin hüküm ve tasarrufu altında olmayan, yani mülkiyeti özel kişi veya kurumlara ait olan ve üst üste iki yıl boyunca işlenmeyen tarım arazileri, vasfı bozulmamak şartıyla sezonluk olarak kiraya verilecek. Kiracı bu arazileri yalnızca tarımsal üretim amacıyla kullanabilecek.
Bu adım, sadece üretimi artırmakla kalmayacak; kırsal kalkınmayı destekleyecek, gıda güvenliğine katkı sağlayacak ve tarımın sürdürülebilirliğine ivme kazandıracaktır.
—
Üretmeyen Toprak, Milletin Kaybıdır
Tarım arazileri bir ülkenin hem ekonomik hem de stratejik kaynakları arasında yer alır. Uzun süre işlenmeyen, atıl bırakılan topraklar hem verimliliğini kaybeder hem de ülke ekonomisine katkı sunmaz. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bu uygulaması, tarım arazilerinin yeniden üretim döngüsüne katılmasını sağlamakta, bir anlamda boşa akan toprağın yeniden hayata dönmesini mümkün kılmaktadır.
Ayrıca bu uygulama, toprak sahipleri için de bir uyarı niteliğindedir. Arazisi olan kişilerin “ya üret ya kiraya ver” şeklinde dolaylı teşvik edilmesi, tarım sektöründe ciddi bir hareketlilik doğurabilir.
—
Osmanlı Toprak Sistemiyle Tarihsel Benzerlik
Bu uygulama, Osmanlı Devleti’nin klasik dönem toprak düzeni olan tımar sistemi ile dikkat çekici benzerlikler taşır. Osmanlı’da toprak devlete ait olup köylüye üretim amacıyla tahsis edilirdi. Bu sistemde üretim şarttı; toprak işlenmediğinde devlet müdahale eder, toprağın başka bir üreticiye verilmesini sağlardı. Amaç; her karış toprağın üretime katılması ve halkın gıda ihtiyacının karşılanmasıydı.
Bugünkü uygulamada da benzer bir mantık hâkimdir: “Mülkiyet sende kalabilir, ama üretim şart!”. Tıpkı Osmanlı’daki gibi, toprak boş bırakıldığında devreye giren sistem, onu yeniden üretim çarkına sokmaktadır. Böylece hem özel mülkiyet hakkı korunmakta hem de kamusal fayda ön planda tutulmaktadır.
—
Genç Çiftçilere ve Kooperatiflere Fırsat
Bu uygulama, özellikle toprağı olmayan ancak tarım yapmak isteyen gençler ve tarımsal kalkınma kooperatifleri için büyük bir fırsat sunmaktadır. Sezonluk kiralama, uzun vadeli yükümlülük altına girmeden üretim yapılmasına olanak tanır. Aynı zamanda işlenmeyen verimli arazilerin üretken ellere geçmesi, ülke genelinde tarım kapasitesinin artmasını sağlar.
—
Sonuç: Toprak Üretirse Millet Büyür
Tarımsal üretim, sadece bir ekonomik faaliyet değil, aynı zamanda bir milli güvenlik meselesidir. Gıdaya erişimin stratejik öneminin arttığı günümüzde, her karış toprağın üretime katılması hayati önemdedir. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bu politikası, atıl kalmış tarım arazilerinin yeniden canlanması ve tarıma gönül veren üreticilerin desteklenmesi açısından yerinde ve ileriye dönük bir adımdır.
Osmanlı’nın toprağa verdiği önemi bugün yeniden hatırlamak ve bu ruhla üretimi teşvik etmek, hem geçmişin mirasına saygı hem geleceğin teminatıdır.