Değerli okur,
Canınızı sıkmak istemesem de deprem gerçeğini yazmak ve bu konudaki taleplerimi sizlerle paylaşmak zorundayım.
Kendi adıma yazayım görülen o ki Aydın’da deprem ile ilgili herhangi bir kaygı yaşandığını, bu konuda etkili bir talep ve istek olduğunu düşünmüyorum.
Yerel seçimler öncesinde açıkladığım gibi kendi adıma üç talepte bulunmuştum.
1-Deprem ile ilgili olarak şehrin hazırlanması (Hem de süratle)
2- Gastronomi konusunda elimizdeki imkanları kullanma (Tarım ve ekonomiye doğrudan katkısı)
3- Çeşmelerimizden akan suyu içebilmek.
Depremi biz unutsak da o kendisini arada bir ciddiye alınması konusunda hatırlatmalar yapıyor. Nerdeyse her gün Ege’de deprem başlıklı haberleri görüyoruz. O Ege’nin içinde Aydın vilayeti de var. Geçen yıl yaşadığımız korkunç deprem bize ne öğretti artık bilemiyorum. Sonuçta deprem bugün olur yarın olur gibi bir garanti yok. Ancak olacağına dair kesinlik hükmü içeren bilim insanlarının söylemleri ve araştırmaları var. Sanıyorum genel seçimlerden önce bir rezerv alan yasası çıkmıştı. Ne üzerine tartışabildik ne de ne olduğunu anlayabildik. Herkes İstanbul’da olacak büyük bir deprem üzerine ihtisas yaparken Aydın’daki yerel yönetimlerimizin yenilenmiş hali ile bu işe derli toplu ve bütüncül bir bakış ile yaklaşması. Olur mu? İnşallah diyelim.
Gastronomi başlı başına bir eko sistem oluşturmaya başladı. Bunu ıskalamamak lazım. Tarım ili olarak bir iddiayı taşıyorsak bunun hakkını vermek için bundan daha kolay bir yol göremiyorum. Elindeki imkanlar bu kadar fazla olan bir şehir bunu kamilen ele almayı neden düşünmez? Bu işe de yerel yönetimler girer mi? İnşallah diyelim.
Çeşmeden su içme konusu önemli. Yurt dışına gittiğinizde size bilgi veriyorlar ya bu ülkede çeşmeden su içilir içilmez diye. Aydın vilayetine gelen yerli yabancı herkese bu ilde çeşmelerden su içilebilir denilse fazla bir şey mi istemiş olurum! Çocukluğumuz da çeşmeden su içtiğimiz gayet ne hatırlıyorum. Bugün ise paketli, şişelenmiş veya damacana su için girilen külfet, musluktan akan suyu içememek. Yerel yönetimimiz yani Aydın BŞB buna yatırım yapar mı? İnşallah diyelim.
Ekonomik durumlar iyiye gider mi? Kanaatimce gitmeyecek! Enflasyonun, fakirliği, yoksulluğu, hayat pahalılığını iliklerimize kadar hissedeceğimiz bir dönem yaşayacağız. Yerel yönetimlerimizden de buna bir nebze olsun çare olacak çözümler bekleyeceğiz. Risk çok, kaynaklar sınırlı, beklentiler yüksek. Yeni yerel yöneticilerimiz birkaçını yazdığım dahası olan konulara çözüm üretirler mi? İnşallah diyelim!
Orkestrayı yönetmek isteyen, sırtını kalabalığa dönmelidir. James Crook