“Eski kültür ve sanat anıtlarını yakıp yıkan, bunların değerini bilmeyen kimse ya da halk” olarak sözlükte yer alan Vandal, tüm dünya üzerinde görülen bir insan tipidir.
Genel olarak, Vandallık veya akım olarak vandalizm, bilerek ve isteyerek, kişiye ya da kamuya ait bir mala, araca ya da ürüne zarar verme eylemidir. Az önce dediğimiz gibi tüm dünyada böyle sorunlu kişiler vardır.
Dün uluslararası ajanslar bir haber geçti.
“Pompeii Arkeoloji Parkı’nda, (Ceii Evi) olarak bilinen geç Samnit dönemine ait tarihi bir yapının duvarına (ALI) ismini kazıyan bir Kazak turist, 22 Haziran Cumartesi günü yakalanarak gözaltına alındı.”
İtalya’nın en önemli ve eşsiz turistik kalıntılarından biri olan Pompei Arkeolojik Parkında yaşanan “Vandallık” tutuklama ile sonuçlanmış oldu.
Binlerce yıldır var olan Vandalizm sonucu kitaplar yakılmış, heykeller tahrip edilmiş, anıtlar yıkılmış, her türlü doğal ve tarihi yapılara zarar verilmiş, yani yok edilmiştir. Ülkemizdeki ören yerlerindeki yapılar, müzelerde yer alan eserler tahrip ediliyor, kültür varlıklarına zarar veriliyor, mağaralarda bulunan ve oluşumu binlerce yıl süren doğal yapılar yok ediliyor, dini eserler tahrip ediliyor, maç izlemeye gidenler koltukları, lavaboları kırıyor. Daha neler neler yapılıyor. Artık nasıl bir ruh hali varsa, sokak hayvanlarına, evcil hayvanlara bile akla gelmeyecek şekilde işkenceler yapılıyor.
Ülkemizin en önemli turistik merkezlerinden olan Kuşadası son zamanlarda sıkça Vandallık olayları ile anılmaya başladı. Kuşadası’nda dur durak bilmeyen Vandallık sonucu trafik işaretlerinden oyun parklarına, görsel güzelliği olan sanat eserlerinden çöp konteynerlerine kadar her şey bu vandallar tarafından yok ediliyor. Bu vandallar son günlerde çocuklarımızın vazgeçilmezi olan park ve bahçelere dadanmış durumdalar.
Kuşadası Belediyesi’nin yoğun emekleri ile ilçenin çeşitli noktalarında yeni yapılan, yenilenen parklar, vatandaşların huzurlu zaman geçirmeleri için düzenlenen doğal yaşam, dinlenme ve spor alanlarına yönelik Vandalizm oldukça düşündürücüdür. Kuşadası’nın cazibe ve yaşam alanları olan parklar, sosyal donatılar ve yaşam alanlarının kendini bilmez vandalların hedefi haline geldiğini üzülerek görüyoruz.
Bu vandalların hedefi haline gelen spor aletleri, oturma grupları, oyun aletleri hatta dekoratif çitler kasıtlı olarak kırılıyor. Son olarak İkiçeşmelik Mahallesindeki Cafer Kotan Yaşam Parkı’nda Vandallık izlerini gördük. Burada bulunan ahşap kameriyelerinden biri bağlantı noktalarına verilen zarar neticesinde yapısal olarak çökmüş. Hergün yüzlerce vatandaşımızın dinlendiği bu alanda yaşanan olay dolaylı kentte yaşayan tüm insanlara zarar veriyor. Vandallar bu eylemleri ile sadece kamu malına ekonomik zarar vermiyorlar aynı zaman da vatandaşlarımızın hayatını tehlikeye sokacak şekilde insan sağlığını tehlikeye atıyorlar.
Bu kent hepimizin. Bu kentte yaşayan herkesin birbirine saygı duyması, sağlıklı bir ortamda yaşayabilmemiz için mantık çerçevesinde davranışlar göstermemiz gerekiyor. Vandallık sonucu oluşan zararlarını hepimizin cebinden çıktığını unutmamak ve ona göre davranmak zorundayız.
“Saygı, küçüğü de büyüğü de aynı ölçüde koruyan bir settir, hiç kimse küçülmüş olmaz böylece.” (Honore De Balzac)