Hayat pahalı. Geçim zor. Siyaset kendi derdinde. Ve önemli gelişmelere gebe. Maaşlara yapılan artışlar yetersiz. Bizim ortaya atılan bir iki derdimiz belediyelerin SGK borçları, sokak hayvanları, vergi yasası, olimpiyatlarda milli takım kafilesinin kıyafetleri, açılış organizasyonun biraz “değişik” olması.
Son bir iki gündür bazı şirketlerin vergi ödemediklerine dair sosyal medya ve yazılı ve görsel basında haberler duyuyoruz. Hazine ve Maliye Bakanlığı dün bir yazılı açıklama yaptı ve uzun bir izahat sonrasında şirketlerin vergi durumlarının bakanlık tarafından açıklanamayacağını ancak isterlerse şirketlerin kendilerinin bu açıklamayı yapabileceklerini belirtti. Buradan çıkardığım sonuç bu haberlerin doğru olma ihtimali yüzde yüze yakın.
Vergi kanununda değişiklik içeren kanun da Türkiye Büyük Millet Meclis’inden geçti. Bakalım bizim kısmetimize neler düşecek.
Gelelim son günlerin başka bir tartışma mevzusuna. Belediyelerin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) borçlarının kaynağında kesilmesi. Yani belediyelere yapılan iller bankası ve hazine yardımının kesintiye uğraması. Büyükşehir belediyeleri bu durumu çözerler de ilçe belediyeleri için aynı şeyi söyleyemeyebiliriz. Sonuçta pek çok belediye kaynak yaratmadığı için nüfus ile orantılı yapılan bu desteğe çok ihtiyaç duyuyor. Tabiidir ki vatandaş olarak belediyelerimizin en iyi hizmeti vermesini isteriz. 31 Mart seçimlerinde el değiştiren belediyeler borç durumlarını açıkladı ve anladığımız durumlar pek de iç açıcı değil. Ekonomik durumlar da pek iç açıcı değil. Sosyal belediyecilik iddiası ortaya koyan belediyelerin kesintilerin başlaması ile birlikte içine düşecekleri durumu düşünmek bile istemem. Hele ki bundan siyasi menfaat sağlamayı önceleyen bir çerçeve içerisinde olmasını hiç istemem. O halde yeni seçilen veya devam eden parti ayrımı yapmaksızın belediyelerin tedbirlerini alması (ki şimdiye kadar bir planlama yapmayanlar yanar) gerekiyor. Bir uzlaşma zemini oluşacağını öngörmüyorum bu konuda. Yapılan açıklamalara bakarsanız.
Belediye başkanlarımız, belediye meclislerimizin siyasi tartışmalara girmeden bu borçları ödemenin ve hizmetlerini de eksiksiz ve aksaklık olmadan yürütmenin yolunu bulması gerekiyor. Şunu da belirtmeden geçmeyelim. Belediyelerin gelir konusunda sıkıntıya düşmesinin belki bir faydası olur kendilerine, bizlerin cebine fazla yüklenmeden yeni ve sürekli gelir yaratmanın bir yolunu bulurlar. Var mı derseniz, kesinlikle var. Onu bulmayı da belediye başkanlarına ve meclislerimize bırakalım. Öyle çöpü topladım, parkı temizledim, civataya sonunu taktım sonra da sıktım demekle olmuyor bazı işler.
Aydın’da da tarımsal sulamada sıkıntı var da sanıyoruz kullanma suyunda da bir sorun olacak. İkizdere barajından o kadar su almanın bir bedeli olacak elbette. İnşallah bir sorun yaşanmaz.
Herkese kolay gelsin.
Son söz; “Zeki bir insana en büyük işkence, cahillerin tercih ettiği düzende yaşamaktır” George Orwell