Değerli okur,
İçinde bulunduğumuz yüksek enflasyon hayat pahalılığı olarak karşımıza çıkıyor. Dar ve sabit gelirliler özelinde enflasyonun yıkıcı etkileri ve sonuçları ile her gün yüz yüze geliyoruz.
Hazine ve Maliye bakanımız tek haneli enflasyonun 2026 yılında olacağını söylüyor. Olur mu derseniz; 2023’te dünyanın en büyük on ekonomisi arasına girmek ve 25 bin dolarlık kişi başı milli gelir gibi bir hedefte vardı.
Neyse diyelim de; Önümüzdeki 12 ay içerisinde 227 milyar dolar çevirmemiz gereken borç var. Yani döviz konusu önemini koruyor ve koruyacak. Şu anda döviz kurları yukarı doğru gitmeye pek hevesli görünmüyor. Heves ederse de gideceği yer pek görünmeyebilir. Bu arada bir kredi derecelendirme kuruluşu bizim notu yükseltti. Bu ülke ekonomisinin çöküşe gitmeyecek şekilde döviz girişi olacağına dair bir işaret olarak yorumlanabilir. Döviz kurları enflasyona en büyük sebep olarak görülüp üzerine baskılanınca bunun acısının ihracat ve turizm gelirlerinin düşmesi ile karşılaşma sonucunu doğuracağını görmek içinde kahin olmaya gerek yok!
Ekonomik program olarak ne uygulanıyorsa bunun en berbat sonucu iflaslar ve işsizlik. Hükümetimiz bunun sonuçları ile daha önce de karşılaştığı için bu duruma getirmemek için elinden geleni yapar ve bu bizim enflasyon işimizin en azından bana göre iki bin yirmili yıllarda yüzde yirminin altına zor düşer. Herkes kendini ona göre ayarlamalı diye düşünürüz. Bu yıl yüzde 36’lık enflasyon hedefinin gerçekleşmesi için bundan sonraki sekiz ayda yüzde 1.71’lik aylık enflasyon oranlarının gerçekleşmesi gerekiyor diyor Şenol Babuşcu. Zaten enflasyonda kalıcı düşüş için 12 ay boyunca yüzde 2 ve altı bir oran olmalı ki tek haneli enflasyondan söz edebilelim. Durum pekiyi değil. Kötümser miyim? Hayır. Hepsi halledilir de yeni anayasadan fırsat olursa.
Hülasa; Maaşlardaki artışlar fiyatların artışından az olacak ve bizler daha da fakirlik ve yoksulluk ile yaşayacağız. Önümüzdeki dört sene nasıl olsa seçim yok! O zaman fazla beklentiye girmeye de gerek yok!
Bizde yüksek enflasyon ile yaptığımız evliliğe İhsan Raif Hanım’ın dizeleri ile ağlayalım.
Kimseye etmem şikâyet; ağlarım ben halime
Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime
Perde-i zulmet çekilmiş korkarım ikbalime
Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime…
Son olarak çiftçilerimiz yani tarım ve hayvancılık ile uğraşanlara bir uyarıda bulunayım. Belalı bir yıl yaşayacaksınız. Tarım ve hayvancılığa olan ilgimden dolayı not olarak düşeyim dedim.
İyi haftalar.