Aydın ilimiz çok sayıda antik kente ev sahipliği yapan Dünya üzerindeki ender yerlerden birisidir. Şu andaki Efeler ilçesinin kuzeyindeki Kestane Dağlarının eteklerinde Kurulu Tralles, 200 hektardan daha geniş bir alana yayılmıştır.
Tralles, antik dönemde sanayi, üretim ve ticaret kenti kimliğiyle tanındığı için oldukça zengin değerlere sahiptir. 1996 yılında başlayan kazılar bir süre durduktan sonra yeniden başlamış durumda. Bu kazılar, Aydın Adnan Menderes Üniversitesinden (ADÜ) Prof. Dr. Murat Çekilmez başkanlığında titizlikle yürütülüyor.
Antik Kentin en etkileyici yapılarının başında, halen ayakta olan ve halk arasında “Üç gözler” olarak bilinen “Gymnasium Kompleksi” geliyor. Bu alanda aynı anda iki bin kişinin yıkanabileceği büyük hamam salonunun yanında, soğuk yüzme havuzu, sauna, parfüm salonu, dinlenme salonu ve kadınlar için ayrılmış bölümler yer alıyor. Ayrıca hamam kompleksinin altında ve çevresinde çok sayıda gelir getirici dükkanlar inşa edilmiş. Üç gözler olarak bilinen yapı geçtiğimiz yıllarda restore edildi.
Ayrıca Tiyatro ve Hipodrom kompleksleri, zenginlerin oturduğu villalar, üretim ve satış amaçlı dükkanlar, sonradan eklenen sarnıçlar, su kemerleri kentin diğer önemli alanları olarak öne çıkıyor. Kente su getirmek için yapılan kemerlerin uzunluğu 60 kilometreyi geçiyor. Kentte oldukça iyi hazırlanmış bir kanalizasyon sistemi var. Günümüzde bu sisteme “Arsenal” adı verilmiştir.
Izgara planlı kentte zengin insanlar yoğun olarak yaşıyordu. Öyle ki, hamam kompleksinin batısındaki alanda iki bin beş yüz metre karelik zengin villaları bulunuyor.



Tralles Antik Kenti’nde günümüzde yürütülen kazılarda şehrin en büyük caddesinin gün yüzüne çıkarılması, ve hamam kompleksi üzerinde yoğun çalışmalar yapılıyor.
Roma döneminin zengin kenti olarak göze çarpan Tralles’teki bu bir kilometre uzunluğundaki ve on üç metre genişliğindeki tarihi cadde yavaş yavaş gün ışığına çıkıyor. Caddenin en büyük özelliği, on üç metrelik genişliği ile döneminin en geniş caddeye sahip olmasıdır. Tamamen taş döşeli bir cadde ve caddenin her iki yanında granit sütunlar kullanılmış. Ancak Bizans’ın son dönemlerinde çoğu alanı tahrip edilmiş. Bu tahribat Aydınoğulları ve Osmanlı Döneminde de devam etmiş. Özellikle 1899 Depremi sonrasında bu tahribat çok yüksek boyutlara ulaşmış. Bu tahribat sonucu antik tiyatro tamamen yok olmuş, sütunlu caddenin sütunları ve mermer kaplamalarının büyük bölümü başka yerlere taşınmış.
Sanayi, üretim ve ticaret kenti olarak bilinen Tralles Antik Kenti’ndeki bu cadde aynı zamanda kentin en dinamik, en aktif hayatın geçtiği yeriydi. Bu cadde üzerinde bulunan bir cam fırını ise Anadolu en iyi korunmuş cam fırını özelliğini taşıyor.
Kentteki üretim faaliyetleri ve ticaretin çok gelişmesine bağlı olarak yaklaşık kırk bin kişinin yaşadığı biliniyor.
Kentte seramik ve cam ticareti önemli bir yere sahip olmuştur. Burada üretilen seramiklerin dünyanın çok farklı yerlerine dağıtıldığı biliniyor. Kentte ayrıca deriden yapılan ürünler, keten kumaşlar ve askerlerin kullandığı bronz kemer tokaları üretimi de yapılıyordu.
Tralles, yakın zamanda Ege Bölgesinin en önemli ören yerleri arasına girecektir. Elbette tek başına kazı faaliyetleri bu iş için yeterli değildir. Aydın Valiliği, Aydın Büyükşehir Belediyesi, Efeler Belediyesi ile ilgili tüm kişi ve kuruluşların buna destek vermesi gerekiyor. Özellikle çevre düzenlemesi ve gerekli kamulaştırma çalışmaları için herkesin üzerine düşeni yapması gerekir.
“Tarihsiz bir toplum, hafızasız bir insandır.” (Michael Parenti)