
Bir zamanlar üniversite sınav sonuçları açıklandığında Aydın’ın adı hep ilk sıralarda geçerdi. Fen Lisesi’nden, Anadolu Lisesi’nden çıkan öğrenciler Türkiye dereceleri alır, Ege’nin eğitimdeki gururu olarak gösterilirdik. Peki ne oldu da bu başarılar yerini sessizliğe bıraktı? Neden artık Aydın’dan çıkan öğrenciler Türkiye birinciliklerine değil, “sınavı zor geçtim” demeye başladı?
Bu soruyu sadece öğrencilerle açıklamak kolaycılık olur. Çünkü mesele çok daha derin ve çok daha yapısal.
—
Eğitim Var Ama Eşit Değil
Öncelikle öğretmen kalitesi ve istikrarı büyük bir sorun. Bazı okullarda aynı yıl içinde üç farklı branş öğretmeni değişiyor. Özellikle 12. sınıfta bu tür değişiklikler öğrenciyi hedefinden koparıyor. Deneyimli öğretmenler başka illere tayin istiyor, yerlerine gelen genç öğretmenler de sürekli değişiyor. İstikrarsızlık, başarının düşmanı.
Eskiden dershaneler önemli bir destekti. Şimdi ise ya pahalı özel kurslar var ya da hiç yok. Aydın’daki birçok öğrenci bu imkânlara ulaşamıyor. Büyükşehirlerde sınav odaklı sistematik eğitimler varken, Aydın’daki gençler kendi başının çaresine bakmak zorunda kalıyor.
—
Telefonlar Ellerinden Düşmüyor
Bir başka gerçek daha var: Teknoloji bağımlılığı. Elinde telefon, gözünde YouTube ya da TikTok ile sınava hazırlanan bir kuşaktan başarı beklemek zor. Dikkatini toplayamayan, sürekli bölünen, bir konuyu 20 dakika sürdüremeyen binlerce genç var. Elbette istisnalar var ama genel tablo bu.
—
Aileler Yeterince Rehber mi?
Her şey okulda bitmiyor. Ailelerin sınav sürecinde öğrencilerin yanında olması gerekiyor. Ne yazık ki hâlâ bazı bölgelerde eğitim “boş iş” olarak görülüyor. “Üniversite okusun da ne olacak?” diyen bakış açısı, çocukları erken yaşta iş hayatına ya da umutsuzluğa itiyor.
—
Yalnızlaştırılmış Bir Nesil
En büyük sorunlardan biri de motivasyon eksikliği. Gençler hedef koyamıyor, gelecek planı yapamıyor. Rehber öğretmenlerin sayısı yetersiz, rehberlik süreci sadece bir kağıt doldurmaktan ibaret hale geldi. Oysa gençler yönlendirilmeye, cesaretlendirilmeye, desteklenmeye muhtaç.
—
Çözüm Mümkün mü?
Elbette mümkün. Aydın hâlâ potansiyeli olan bir il. Ama bu potansiyelin açığa çıkması için samimi adımlar atmak gerekiyor.
Nitelikli öğretmenlerin bu şehre kalıcı olarak gelmesini sağlayacak teşvikler sunulmalı.
Okullarda rehberlik hizmetleri güçlendirilmeli.
Aile eğitimleriyle çocukların geleceğine ortak olunmalı.
Ve en önemlisi, gençlere yeniden umut verilmelidir.
—
Son Söz
Aydın’ın üniversite sınavlarında eski başarılarını geri kazanması zor değil. Yeter ki meseleye gerçekten kafa yorulsun. Yeter ki öğrencinin yanında olduğumuzu sadece sözle değil, eylemle de gösterelim.
Bugünün gençleri yarının doktoru, mühendisi, öğretmeni olacak. Onlara yatırım, aslında Aydın’a yatırım demektir.
—
🗨️ “Bir genci kazanmak, bir şehri ayağa kaldırmaktır.