
Bazı ilçeler vardır; sadece haritada bir yer değildir. Bir adı vardır, bir hikâyesi vardır, insanının karakterine sinmiş bir ruhu vardır.
Kuyucak da böyledir.
Aydın’ın güzel ilçelerinden Kuyucak, yalnızca verimli toprakları, inciri, zeytini ve bereketiyle değil; yetiştirdiği insanları, güçlü karakteri ve köklü geçmişiyle de ayrı bir yere sahiptir.
Sabahattin Ali’nin 1937 yılında yayımlanan “Kuyucaklı Yusuf” romanı, işte bu toprakların adını Türk edebiyatının unutulmaz eserleri arasına taşımıştır.
Yusuf’un hikâyesi hüzünlüdür. Çocuk yaşta ailesini kaybetmiş, hayatın acı tarafıyla erken tanışmış, gördüğü adaletsizliklere boyun eğmemiştir. Sessizdir ama güçsüz değildir. Konuşmaz ama haksızlık karşısında susmaz. Kalabalıkların içinde yalnız kalsa da kendi doğrularından vazgeçmez.
Belki de Kuyucaklı Yusuf’u unutulmaz yapan en önemli özellik budur:
Duruşu.
Bugün “Kuyucaklıyım” diyen bir insanın sözünde de aynı duruşu görmek mümkündür.
Kuyucaklı olmak; toprağına bağlı olmak, geçmişini unutmamak, komşusunun derdini kendi derdi bilmek, zor zamanda birbirinin yanında durmak demektir.
Kuyucak’ın insanı çalışkandır. Alın terinin değerini bilir. Tarlasını, bahçesini, dükkânını, ailesini ve memleketini sahiplenir.
Bu yüzden Kuyucak sadece bir ilçe değil, bir aidiyettir.
Sabahattin Ali’nin Yusuf karakteri gerçek bir kişi olmayabilir. Fakat onun üzerinden anlatılan Anadolu insanının güçlü, gururlu ve haksızlığa karşı duran karakteri, bugün hâlâ bizlere bir şeyler anlatıyor.
Yusuf’un hikâyesine bakarken Kuyucak’ın kendisini de görmek mümkündür.
Çünkü bir memleketi değerli yapan yalnızca binaları, yolları veya sınırları değildir.
O memleketi değerli yapan insanıdır.
Kuyucaklılar da bu toprakların en büyük zenginliğidir.
Geçmişten geleceğe uzanan bir köprü gibi; büyüklerinden aldığı değerleri çocuklarına aktaran, memleketine sahip çıkan, çalışkanlığı ve samimiyetiyle Aydın’ın önemli bir parçası olan Kuyucaklılar…
Sizlerle gurur duyulacak çok şey var.
Bugün Kuyucak’ın adını duyduğumuzda aklımıza yalnızca bir roman kahramanı gelmemeli.
Kuyucaklı Yusuf’un adı edebiyatın hafızasında, Kuyucaklıların adı ise hayatın içinde yaşamaya devam etmeli.
Çünkü Yusuf’un hikâyesi geçmişte kalmış olabilir.
Ama Kuyucak’ın hikâyesi hâlâ yazılıyor.
Ve o hikâyenin en güzel satırlarını, bu topraklarda yaşayan Kuyucaklılar yazıyor.
Kuyucaklı olmak bir ayrıcalık değil belki…
Ama kesinlikle bir gururdur.