enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,9964
EURO
56,0136
ALTIN
6.313,93
BIST
11.023,55
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Aydın
Yağmurlu
21°C
Aydın
21°C
Yağmurlu
Çarşamba Hafif Yağmurlu
21°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
21°C
Cuma Parçalı Bulutlu
19°C
Cumartesi Açık
18°C

Cemilemin Gezdiği Dağlar

23 Nisan 2024 07:12
A+
A-

Denizli Acıpayam Yöresi türkülerinden olan, “Cemilemin Gezdiği Dağlar Meşeli”, Güney Ege’de oldukça sevilen ve söylenen, hatta yöresel oyunların sıkça kullanılan bir türküsüdür.
Cemilemin gezdiği dağlar meşeler, çamlar, zeytinler ile kaplıdır. Bu dağlar ülkemizde insanlığın ve medeniyetin kurulduğu yerlerdir. Özellikle, Yunan mitolojisinde gök tanrısı Zeus’un evi olarak da bilinen Latmos Dağı ve çevresi her yönüyle eşsiz bir coğrafyadır. Ancak bu eşsiz güzellikleriyle ün salan Latmos çevresi taş ve maden ocağı tehdidinden bir türlü kurtulamıyor. Son olarak Latmos’ta Roma Dönemi’nden kalma Çörlen Asar Kalesi’nin yanı başına patlatmalı taş ocağı açılması için çalışmalar yapılıyor. İşin garip tarafı devletin burayı koruması gerekirken halk bu alanı koruyabilmek için çırpınıyor.


Antik çağdaki adı Latmos olan Beşparmak Dağı’ndaki taş ve maden ocaklarının sayısı her geçen gün artıyor. Latmos’un yanı başında, hatta kalbinde yer alan taş ve maden ocakları bölgenin tarihine, kültürüne, jeolojik yapısına, canlı yaşamına, hatta insan sağlığına geri dönülmez zararlar veriyor.
Latmos’da yeni bir taş ocağı girişimi ile Çörlen Asar olarak bilinen alandaki mücadele 2007 yılından beri devam ediyor. Burası için verilen, “ÇED gerekli değildir” kararı alan Firma buranın ruhsat hakkını başka bir şirkete satmıştı. Bu şirketin taş ocağı açma girişimi Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün 2018 aldığı kararla durdurulmuştu. Durdurma nedeni üç ÇED sahasından ikisinin milli parklar sınırında kalması olmuştu.
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün kararında, “Faaliyet sahasında üretim çalışmalarının açık işletme yöntemi ile gerçekleştirilecek olması ve her ne kadar üç günde bir patlatma yapılacağı bildirilmiş olsa da verilen patlatma sayısının göz önünde bulundurulduğunda proje ile birlikte oluşacak gürültü ve titreşimin Bafa Gölü Tabiat Parkına etkisinin olabileceği düşünülmektedir. Bu kapsamda ÇED sürecinde; üretim çalışmaları, patlatma, sökme, yükleme, taşıma, ve geçici depolama işlemleri sırasında oluşacak toz emisyonu ve özellikle patlatma faaliyetlerinin kuş varlığı yönünden son derece zengin olan Bafa Gölündeki kuş popülasyonuna ve alanın diğer kaynak değerlerine olası etkilerinin detaylı olarak değerlendirilmesi, olası etkilerinin tespit edilmesi ve olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılmasına yönelik tedbirlerin detaylı olarak ortaya konulması gerekmektedir. Ancak, planlanan ÇED-2 ve ÇED-3 sahaları ekte yer alan haritada görüleceği üzere öneri Beşparmak Dağları Milli Parkı teklif sahası içerisinde kaldığından Genel Müdürlüğümüzce uygun bulunmamaktadır” ifadeleri yer almıştı.


Ancak ruhsatı geri alan firma, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün bu kararını yargıya taşıdı. Mahkeme, bilirkişi kararları doğrultusunda şirketi haklı buldu ve taş ocağının önündeki engelleri kaldırdı. Açılması planlanan taş ocağı ÇED sahası Latmos’un şu anki adı olan Beşparmak’a ismini veren zirve ile Çörlen Asar Kalesi arasında kalıyor.
Sermaye ve rant çevrelerinin yoğun baskısı altında bulunan doğa harikası Latmos Bölgesinin tek kurtuluşunun “Tabiat parkı” ilan edilmesi olduğunu yıllardır yazıyoruz. Latmos Bölgesinin “Tabiat Parkı” ilan edilmesi durumunda taş ocağı ve maden ocağı girişimlerinin engelleneceği biliniyorken halen bu ocakların açılması için çalışmak bu kadim topraklara ihanettir.
Latmos Bölgesinde Taş ve maden ocağı açmak çevresel felakete neden olacaktır. Bölgede böyle bir durum gerçekleşirse, sadece bitki ve hayvanlar değil, tarım alanları, yeraltı ve yer üstü su kaynakları etkilenecek, insanlar ve diğer tüm canlılar göz göre göre zehirlenecektir.
Adı geçen maden sahasının hemen yanı başında, Çörlen Deresi geçiyor. Bu dere de plananan Sarıçay Barajı’na bağlanıyor. Bu barajda biriken su ile Söke, Kuşadası gibi kentlerin içme suyu ihtiyacı karşılanacaktır. Bu suya karışacak mikro ölçekli partiküller ve bölgede bulunan radyoaktif maddeler insan sağlığını doğrudan etkileyecektir. Bölgeye özgü çam fıstığı üretimi, tarımsal üretim, hayvancılık faaliyetleri de olumsuz etkilenecektir. Konu ile ilgili olarak Dr. Metin Aydın uzun zamandır mücadele ediyor.
Sonuç olarak, Çörlen Asar Kalesi yakınında ve diğer alanlarda planlanan taş ve maden ocakları Latmos Bölgesine büyük ölçüde zarar veriyor ve vermeye devam edecektir. Oradaki jeolojik ve tarihi değerler nedeniyle korunması gereken alan çok büyük zarar görecek, Latmos’un doğal yapısına onarılması mümkün olmayan ölçüde zararlar verecektir. Bölgede çok yoğun arkeolojik ve jeolojik özelliği bulunan alanlar var. Herkes bu konuda duyarlı olmalı ve bu alanı korumalıdır. Bölgede yapılmak istenen bu madencilik faaliyetlerinin doğal zenginliklerimizi yok etmesine, insanların ve diğer canlıların zehirlenmesine izin verilmemelidir.
“Biz, tabiatı örnek alırsak asla yanılmayız.” (M. T. Cicero)

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.