Ülkü Aker, Türk Pop Müziği ve Türk Halk Müziği için söz yazan eşsiz bir sanatçıdır. Onun eserleri her zaman beğeni kazanmış, kulaklarımızda çok güzel tınılar bırakmıştır. İşte, Ülkü Aker’in; “Mavi Boncuk” isimli Türk Pop Müziği eserinin nakaratı şöyledir:
“Onda, bunda, şundadır
Şunda, bunda, ondadır
Mavi boncuk kimdeyse
Benim gönlüm ondadır”
Mavi boncuk Türk kültüründe önemli bir yere sahiptir. Nazar boncuğu, insanı kem gözlerden koruduğuna inanılan boncuk olarak Orta Asya’dan beri kültürümüzün bir öğesidir. Tarih boyunca, çoğu kültürde ve dinsel inançta, göz figürü kötülükleri savan güçlü bir tılsım olarak kabul edilmiştir.
Bizim ülkede siyaset anlayışı diğer ülkelere göre farklı yapıya sahiptir. Eş, dost, akraba siyaseti oldukça yaygındır. Yüzyıllar boyu babadan oğula geçen padişahlığın günümüzde etkileri yok değildir. Bunun yansıması günümüzde “Lider sultası” olarak ortaya çıkmaktadır. İşte bu liderler çevresinde dönüp duran fırıldaklara mavi boncuk dağıtarak onları kendi faydalarına konsolide etmektedir. Özellikle yerel seçim dönemlerinde elinde yetki bulunduran siyasi liderler neredeyse kendine başvuran herkese mavi boncuk dağıtarak onların gönlünü almak için herşeyi yaparlar.
Gelelim CHP’de gündemde olan değişim sürecine.
2023 seçimlerinden sonra bir değişim söylemi aldı başını gidiyor. Aslında bizim gibi köşe yazarları çok daha önceden beri değişimin zorunlu olduğunu bıkmadan yazıyoruz. Seçimlerden önce değişimi ağzına almayan dinozor olarak tabir edilen siyasetçiler seçimden sonra nedense en büyük değişimci rolünü oynuyor. Adam beşinci dönem kendi adaylığı için değişim istemezken seçimden sonra birden değişimci oluyor. Kim mi? Örneğin, Aydın’dan Bülent Tezcan ve ülkedeki diğerleri. Öyle veya böyle CHP’nin değişmesi gerekiyor. 2024 seçimlerinde hüsrana uğramamak, Türkiye’nin başka türlü olabileceği ümidimizi hepten yitirmemek için CHP’nin değişmesi acilen gerekiyor. Ancak bunu timsah gözyaşları ile değil, gerçekten istemek gerekiyor.
Aydın demişken, milletvekilleri değişim konusunda hemfikir değil. Siyasi kadrolar da aynı şekilde farklı görüşe sahip. Önümüzde il başkanlığı seçimi var. Mevcut İl Başkanı Kılıçdaroğlu’nu destekliyor, değişimi pek istemiyor. Buna bağlı olarak değişimi istemeyen Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na yakın görünüyor. Ancak aynı İl Başkanı Zafer Yürüyüşünde değişimci Bülent Tezcan ile kol kola yürüyerek seçim öncesi her iki tarafa mavi boncuk dağıtıyor, ne şiş yansın ne kebap. Böylece iki tarafa da yakın olup işini sağlama almak istiyor. Gerçekten değişim istiyorsak Aydın’da mevcut il başkanı da değişmeli. Partiyi değişen şartlara hazırlayabilecek kadrolar göreve gelmeli. Bu konuda tecrübeli ve değişime uyum sağlayıp bunun için çalışabilecek aday var, o da Fikret Ercan.
Özlem Çerçioğlu 2024 seçimleri için her konuşmasında aday olduğunu söylemiş, sonunda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Söke’de onun adaylığını açıklamıştı. Ancak geçtiğimiz günlerde Özlem Çerçioğlu bir sonraki seçim olan 2029 seçimleri için aday olmayacağını dillendirdi. Bu söylem önemli bir mesaj içeriyordu. Sanırım bu mesaj ilgili kişiler tarafından alınmıştır. Aydın siyasetindeki satranç oyununun bir hamlesi olan bu açıklamanın sonucunun ne olduğunu kısa sürede herkes anlayacaktır.
Değişim sadece tavanda veya tabanda olmaz, olacaksa her yerde olmalıdır.
“Bir şeylerin değişmesi için, sen değişmelisin.” (Jim Rohn)