Yüzyıllardır birçok medeniyetleri üzerinde barındırmış, yaşatmış doyurmuş, bolluk bereket güzellikler şehri Aydın.
Antik Yunan şehri Magnezya’da yaşamış Herodot’un “GÖK KUBBE ALTINDAKİ EN GÜZEL YERYÜZÜ”
Ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde, “DAĞINDAN YAĞ OVASINDAN BAL AKAN ŞEHİR” dediği kadim şehir Aydın.
Üç Kutsal kitap da adı geçen, hatta Kuran’da adına sure ismi verilen, (tin süresi) Dünyanın en güzel en lezzetli doyurucu meyvesi incirinin yetiştiği bereketli topraklara sahip Aydın.
Evet, son yıllara kadar Aydın böyle bir şehirdi. Ya bugün, maalesef biz büyüdük kirlendi Aydın.
Teknolojinin esiri, kartellerin sömürgesi olduk. Toprağımızı havamızı suyumuzu ormanımızı yeraltı yerüstü zenginliklerimize, Sahip çıkmadık çıkamadık, birilerine peşkeş çekilmesine izin verdik. Yapılan talana kıyıma yıkıma engel olamadık, Parayı her şeyden değerli, sorumsuzluğu duyarsızlığı değer bildik. Sadece birileri kazansın diye, Aydın topraklarının parsel parsel jeotermal ve diğer enerji şirketlerine satılmasına, Bu jeotermal şirketlerinin havamızı suyumuzu toprağımızı insanımızı zehirlenmesine sesiz kaldık.
Sessiz kaldığımız gibi, Enerji maden adına dağlarımızda rüzgar gülleri için maden sahaları için kesilen ve daha kesilecek binlerce çam ağacını, yok olan ormanlarımızı koruyamadık, sahip çıkamadık. Ovamızı da Jeotermal santralleri yüzünden akışkan karışıp kimyasal zehirlenmeye neden olan yeraltı sularımızı ve Aydın topraklarını ranta açanlara karşı duramadık.
Karşı duranlarında yanında olmak, destek vermek yerine, Onları siyaset yapmakla, iktidar karşıtlığı ile hatta daha ileri giderek teröristlikle iftiraladık. Gelinen nokta da işin en vahim tarafı da, biz bu güzel şehrin insanları olarak sadece seyrettik.
Hiçbir yetkilinin hiçbir yöneticinin, iktidarı temsil eden Milletvekillleri de dahil olmak üzere, sorumluluk almadan bu yaşananları görmezden duymazdan gelip, üç maymunu oynamasının hesabını sormadık, Soramadık.
Yetmedi üstüne şak şakcılığını yaptık. Gerçekten bu durumun kabul edilebilir, Sürdürülebilir bir durum olmadığını görmekte, bir insan için çok acı veriyor.
Ve tüm yaşananların sonucunda bu sorumsuzluğun, bu rahatlığın bedelini sadece insanlık olarak değil, tüm canlılar adına hep birlikte ödeyeceğiz.
Hiç kimse kıyameti beklemesin. Ne yazık ki bu gidişle Aydın’da kıyameti, Sadece Aydın’da da değil, Tüm Dünya’da Açgözlü sorumsuz duyarsız hırslarının esiri olmuş insanoğlu eliyle yaşayacağız.
Kısacası
Kıyameti biz koparacağız,
İnsanoğlu.