Ah ki ah, atadan kalma meslekler ve onlarla ilgili ata sözlerini bir anlasak. Tarihten ders alıp, aynı hataları yapmasak, ne güzel olurdu.
Bugünkü konumuz terzi ile ilgili ata sözleri ve terzi konulu öyküler.
İlk ata sözümüz; “Terzi kendi söküğünü dikemez.”
Atalarımızdan günümüze kadar ulaşan, “Terzi kendi söküğünü dikemez” sözü kişilerin işleri ile ev hayatları arasındaki tezat durumu anlatmak için söylenmiştir. Özellikle el sanatlarına dayalı mesleklerde bu durum daha belirgin görünmektedir. Sabahtan akşama kadar dükkanında işi ile uğraşan kişiler eve geldiklerinde kendi işleri ile ilgili sorunlarla yüzleşmek istemez. Terzi söküğünü dikemez, elektrikçi bozulan bir prizi onaramaz, marangoz ayakları gevşeyen iskemleyi tamir edemez. Bu liste uzayıp gider.
İnsanların başkanlarının sorunlarını çözmesi, üstelik bu iş için para kazanması ayrı bir motivasyon kaynağıdır. Az önce dediğimiz gibi terzinin kendi söküğünü dikmek için zaman ayırmaması örneğinde olduğu gibi, konu terzinin kendi işini halletmeye geldiğinde yeterli motivasyon kaynağı olmayınca bir türlü zaman ayırmaz, sürekli öteler, işi yapmamak ipe un serer.
Bu durum, insanların kendilerini ihmal etmeleri, en azından başkalarına ayırdıkları kadar olsun, kendilerine zaman ayırmamalarının doğal sonucudur.
Her neyse, bu söz zaman zaman beceriksiz insanlar için de kullanılır. Yaptığı işi düzgün yapmayan insanlara bu söz söylenir. Artık bu sözü kim nasıl istiyorsa öyle kullansın.
Alın size başka bir terzi öyküsü;
Zamanının İngiltere Başbakanı Windows Churchill: “Beni en iyi anlayan terzimdir, çünkü beni her gördüğünde ölçümü yeniden alır” demiş. Yaptığımız işi iyi yapabilmek için sürekli kontrolü ilerlemek gerektiğini çok iyi anlatan bir sözdür.
Her şeyin sürekli değiştiği bir evrende belki de en büyük sorunumuz, inatla herkesi ve her şeyi aynı sanmamız. Sürekli yaptığımız iş konusunda kendimize gereğinden fazla güven duymamız hata oranımız yüksek olacaktır. Yani, her doğan gün aynı olmadığı gibi, o güne uyanan da aynı değildir ama bu durumu anlayan kaç kişiyiz?
Hele bir tane sansürlü terzi öyküsü var, her duyduğumuzda fazlasıyla güleriz. Terzinin birisi ölmüş. Eşi yeniden evlenmiş, ilk gece yeni kocası kadın arasında geçen bir konuşmayı içeren öykü gerçekten çok eğlenceli. Öykünün ayrıntılarını buradan yazamıyoruz ama, öykü oldukça meşhurdur.
Sonuç olarak, terziler işini iyi yapmalı, müşterilerine ayırdığı zamanı kendine ve çevresine ayırmayı bilmelidir. Aklıma gelen bir terzi nedeniyle bu yazıyı yazdık, kalın sağlıcakla.
“Sanatçı el öpmez! Bilakis sanatçının eli öpülür. Sanatçı, esaslı kültür sahibi olmalı ve tarihi iyi bilmelidir.” (Mustafa Kemal Atatürk)