
Bazen bir orman yanmaz sadece…
Bir şehrin nefesi yanar.
Kuşların yuvası, çocukların geleceğe bırakacağı hatıralar, toprağın bereketi, bir çiftçinin umudu, bir yaşlının ömrü boyunca büyüttüğü ağaçlar yanar.
Çine’de yaşanan yangın da işte böyle bir felaket bıraktı arkasında. Televizyon ekranlarından izleyip “çok üzüldük” demek kolaydır. Zor olan, o acının yükünü omuzlamaktır. Çünkü dayanışma, kelimelerle değil, fedakarlıkla ölçülür.
Bugün Çine’nin ihtiyacı alkış değil, omuz veren insanlardır.
İşte bu yüzden Aydın Valiliğimizin öncülüğünde resmi bir yardım hesabı açılması gerektiğine inanıyorum. Devletin güvencesi altında yürütülecek şeffaf bir yardım kampanyası, hem vatandaşın güvenini artıracak hem de yardımların gerçek ihtiyaç sahiplerine en doğru şekilde ulaşmasını sağlayacaktır.
Bu çağrı herhangi bir siyasi görüşün, herhangi bir kurumun ya da bir grubun çağrısı değildir.
Bu çağrı, insan olmanın çağrısıdır.
Bugün Aydın’ın odaları, borsaları, sivil toplum kuruluşları, belediyeleri, iş insanları ve imkanı olan her vatandaşı aynı vicdan sofrasında buluşmalıdır. Çünkü ateş düştüğü yeri yakar derler. Doğrudur… Ama o ateşi söndüren de, yarayı saran da milletin vicdanıdır.
Biz de Sabancı Medya olarak üzerimize düşeni yapacağız. Aydın Valiliğimiz böyle bir yardım kampanyası başlattığı anda ilk bağışı yapanlardan biri olmayı taahhüt ediyoruz. Bunu övünmek için değil, örnek olmak için söylüyoruz. Çünkü iyilik de cesaret ister. Bir kişi başlar, binlercesi ardından yürür.
Kimsenin vereceği yardımın miktarı önemli değil.
Önemli olan, “Ben de buradayım.” diyebilmektir.
Bir çocuğun yeniden yatağına kavuşmasına, bir annenin mutfağında yeniden tencere kaynamasına, bir babanın yeniden umuda sarılmasına vesile olacak her katkı, aslında kendi insanlığımıza yaptığımız en değerli yatırımdır.
Bugün elimizi uzatırsak, yarın bu şehir birbirine daha sıkı sarılır.
Bugün sessiz kalırsak, yarın vicdanımızın sesini susturamayız.
Çine’nin küllerinden yeniden umut filizlenecekse, o filizlere can suyu olacak olan bizleriz.
Çünkü bu topraklarda bir söz vardır…
Komşunun evi yanarken bacadan çıkan dumanı seyredenler, kendi evlerinin çatısını da kaderin rüzgarına bırakmış olurlar.
Bugün mesele Çine değildir.
Bugün mesele, Aydın’ın vicdanıdır.